Ben Bir Gürgen Dalıyım

Ben Bir Gürgen Dalıyım[KINDLE] ❀ Ben Bir Gürgen Dalıyım By Hasan Ali Toptaş – Bluevapours.co.uk Gencecik bir gürgen anlatıyor, nar kırmızı mavileri, kar beyazı morları, sürgün yeşilleri, uçuk sarıları, ölenle ölünmez diyenleri, deli baharları, terli yazları, uçup giden kuşlar Gencecik bir gürgen anlatıyor, nar kırmızı mavileri, kar beyazı morları, sürgün yeşilleri, uçuk sarıları, ölenle ölünmez diyenleri, deli baharları, terli yazları, uçup giden kuşlarıBen Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş’ın masal kitabı Yol türküsü Toprak kokan, serin Ekmek kokan, sıcak Duyuuun beni ey dağlar taşlarHasan Ali Toptaş, rüyaların, renklerin, dağ sümbüllerinin yazarı Kelime işçisi Gürgen dalıBütün ağaçlar beni konuşuyor, herkes birbirine büyük bir coşkuyla beni anlatıyordu Gene de, bu direnişin Ben Bir ePUB ✓ bir işe yarayıp yaramayacağı konusunda, ağzını açıp da nedense hiç kimsenin bir şey söylediği yoktu Yalnızca, düzlüğün sonunda yaşayan ak sakallı meşe konuşuyordu benimle Öteki ağaçlar adına, çiçekler, böcekler ve otlar adına, hatta tepelerin ardında kalan bilmediğimiz yerler adına konuşuyormuş gibi, geniş bir sesle, soluklana soluklana konuşuyordu.

Hasan Ali Toptaş, a truck driver’s son, was born in Baklan, southwest Anatolia, in After completing his military service, he survived by doing odd jobs until he found a position at the Office of Inland Revenue He worked in various small towns as download books from your favorite authors on Apple Books a bailiff and treasurer, and finally as a tax officer Following the publication of a few short stories Ben Bir ePUB ✓ in journals and anthologies, he paid for th.

Ben Bir Gürgen Dalıyım Kindle ↠ Ben Bir  ePUB
    iOS for the iPad is the biggest iOS release ever rüyaların, renklerin, dağ sümbüllerinin yazarı Kelime işçisi Gürgen dalıBütün ağaçlar beni konuşuyor, herkes birbirine büyük bir coşkuyla beni anlatıyordu Gene de, bu direnişin Ben Bir ePUB ✓ bir işe yarayıp yaramayacağı konusunda, ağzını açıp da nedense hiç kimsenin bir şey söylediği yoktu Yalnızca, düzlüğün sonunda yaşayan ak sakallı meşe konuşuyordu benimle Öteki ağaçlar adına, çiçekler, böcekler ve otlar adına, hatta tepelerin ardında kalan bilmediğimiz yerler adına konuşuyormuş gibi, geniş bir sesle, soluklana soluklana konuşuyordu."/>
  • Paperback
  • 98 pages
  • Ben Bir Gürgen Dalıyım
  • Hasan Ali Toptaş
  • Turkish
  • 07 February 2018

10 thoughts on “Ben Bir Gürgen Dalıyım

  1. İntellecta says:

    Kilit ne demektir bilir misiniz?
    Ne demektir?
    Ben size söyleyeyim, kilit, insanın utancı demektir her şeyden önce... İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirlerine duydukları güvensizliğin elle tutulur halidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden, bir çeşit utanç belgesidir her kapıda...

    Kitaptan alıntı...

  2. melis says:

    ... ne yaparsak yapalım, biz bu insanlardan asla kurtulamayacağız.

    Okurken çocukluğum doluştu aklıma. O zamanlar her şeyin bir canı olduğuna inanırdım bu yüzden de her gün başka bir şeye dönüşebilmeyi, dünyayı onların gözleriyle görebilmeyi isterdim. Böylece neyin nasıl düşündüğünü, hissettiğini, neye sevindiğini veya üzüldüğünü bilecek ve her şeyliği tadıp kendime döndüğümde bunları göz önünde bulundurarak davranacaktım onlara. Birbirinden hoşlanmayan kaplanla ayıyı aynı oyuna katmayacak ya da uykumda sürekli dönüp durduğum için gıdıklanan yatağım için kendimi kontrol etmeye çalışacaktım mesela. Böyle şeyler. Her şeyin beni hissedebildiğini ve benim onları kırabileceğimi düşünürdüm işte ve onlara yapabileceklerimden korkardım.

    Yıllar geçtikçe kimi şeyin canlılığına karşı bu inancım biraz zayıflasa da (hâlâ temkinli davranırım) ağaçların hislerinden hiçbir zaman şüphe duymadım. Düşen yapraklarının, dürtüklenen dallarının, gövdelerine uzanan her bir elin bilincinde olduklarını, bize kırgın, hem de çok kırgın olduklarını ama yine de çıt çıkarmadıklarını, yerlerini bırakamasalar da bizden her gün biraz daha uzaklaştıklarını ve bize sırtlarını olduğunca döndüklerini düşünüyorum, hissediyorum hâlâ. Hareketlerimizden kırılan ama bundan kimseye bahsetmeyen, yine de bize bir daha asla güvenmeyecek olan küçük birer çocuk gibi geliyorlar bana bazen.

    Bu ve bu gibi hislerimden ötürü kitabı kendime çok yakın buldum. Dillerini öğrenmeyi yıllardır arzuladığım ama gövdelerini okşamaktan başka bir şey yapamadığım ağaçların sesini duymak, ormanı, hayatlarını anlatışlarını dinlemek içimi serinletti. Bir de onlara ses veren, tasvirleriyle yüzümü gülümsetip duran Hasan Ali Toptaş olunca...

    Kuşların bulutlanışı, rüzgârın hikâye anlatıcılığı, renklerin birbirine karışan kokusu beni alıp alıp götürse de yaprakları dolu dolu olan bu ağaçların anlattıkları yüreğimi dağladı. Korktuğum her şey gerçekmiş, dedim ağaçlar bizden ne kadar korktuklarını anlattıkça. Korktuğum her şey gerçekmiş.

    Beni bir gerçekliğe (ki içinde benim gerçekliğimi de gizliyor) öylece kolay, öylece akışkan götürebildiği, çocuk edebildiği ve özellikle son sayfalarında olmak üzere hüngür hüngür ağlatabildiği için daha da etkilendim kitaptan. Döktüğüm gözyaşları bir fidana can suyu olabilseydi keşke.

    ... adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. ... Cepheler, bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.

  3. Irmak says:

    #benbirgurgendaliyim
    Ak sakallı meşenin dediği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.
    Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu. Gerisi boştu.
    Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı.
    •••
    Kilit insanın utancı denektir her şeyden önce. İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirine duydukları güvensizliğin elle tutulur halidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden bir çeşit utanç belgesidir her kapıda. Hatta, her dolapta, her çekmecede, her çantada, her kasada, her kutuda... Gene de, insanların yüzü kızarmaz onu görünce.
    •••
    Bir zamanlar ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp her hangi bir noktasında bitmezdi.
    Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Cepheler bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.
    •••
    Ben bir gürgen dalıyım inanılmaz etkilenerek ve severek okuduğum bir kitap oldu. Yukarıdaki alıntıları okuduktan sonra bile bu kitabı okumak isteyebilirsiniz. Çünkü gerçekten sizi derinden etkileyeceğine inanıyorum.
    Sonu öylesine hüzünlüydü ki, yazarın bir ağaç üzerinden yola çıkarak söylediği şeyler öylesine gerçek ki. Ben bayıldım.
    Ne diyebilirim bilmiyorum ama mutlaka okuyun.

  4. Onur Birler says:

    Mükemmeldi!

  5. Gökçe says:

    Kitabı çook uzun zamandır herkeste görüyordum, Onur ablanın şu videosunda da görünce de kesinkes almaya karar verdim; anca alıp anca okuyabildim.

    Öncelikle yazarın anlatımını çok sevdim. Akıcı bir anlatımı var. Kitap Beşparmak Dağı'ndaki bir gürgen ağacının hayatını anlatıyor. Gürgen ağacından dinliyoruz insanı. Daha doğrusu insanı ve insanoğlunun zalimliğini. Kitabı okudukça hak verdim, biz insanoğlu hakikaten doğaya kulak vermiyoruz. Yazar da bir gürgen ağacı olarak bu gerçekleri tokat gibi çarpmış yüzümüze. Boğazımın düğümlendiği çok yer oldu. Severek okudum.

  6. Cemre says:

    Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.
    Gerisi boştu...
    Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı (s. 65).

  7. blrmzn says:

    Okuduğum kitaplara bakarken bu kitabı gördüm... Yine içim bi' tuhaf oldu. Çok güzel bir kitap çok! 💚

  8. Büşra Öztürk says:

    :') Sağırdı çünkü o; kokularıma da, yeşillerime de, duruşuma da sağırdı. Sözün özü, insanoğlu benim soyumun dilini çözememişti henüz; kokuca konuşsam da anlamazdı, renkçe konuşsam da...

  9. Tuğçe Kozak says:

    Son sayfalarını tüylerim diken diken okudum,ne yazsam ne desem sönük kalıcak...



    İki değil elli kere okurum ne güzelsin sen ...

  10. Serhat Can Kacan says:

    Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyor.
    Gerisi boş...
    Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı. (sayfa 65)

    Ben Bir Gürgen Dalıyım bir gürgenin hikayesi. Gürgenin umutlarını, isteklerini ve aynı zamanda yaşadıklarını okuyacaksınız. Yediden yetmişe herkesin okuyup ders çıkaracağı bir kitap. Hasan Ali Toptaş yalnızca bir gürgeni yazmamış, aynı zamanda onun duygularını bizlere hissettirmeyi başarmış.

    Kitapta bulunan illüstrasyonlar, sayfalarda takılı kalmanıza neden olacak çünkü çok güzel detaylar vardı.

    Son sayfasına kadar bütün duyguları hissedeceksiniz. Kısa ama bi' o kadar dolu bir kitap. Bitirdikten sonra dağlara, ağaçlara, kuşlara, gökyüzüne ve daha nicelerine söyleyin ki gürgen, arkasında bıraktığı kurumuş bir gürgen dalıdır artık.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *